18 Haziran 2019 Medeniyet Bilinci Semineri

Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Merkezi İşbirliği ve Turkcell, Turkcell Vakfı destekleri ile gerçekleşen Medeniyet Bilinci Semineri 18 Haziran’da İstanbul’da yapıldı.

Yer: İstanbul Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi
Konuşmacılar: Prof. Dr. Bekir Karlığa, daha önce Kars ve Edirne Valiliği yapmış, şu an merkez valisi olarak görev yapan Günay Özdemir
Katılımcı sayısı: 350

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Read More

05 Aralık 2019 Medeniyet Bilinci Semineri

Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Merkezi İşbirliği ve Turkcell desteği ile gerçekleşen Medeniyet Bilinci Semineri 5 Aralık’da Ankara’da yapıldı.

04 Aralık 2019 Medeniyet Bilinci Semineri

Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Merkezi İşbirliği ve Turkcell desteği ile gerçekleşen Medeniyet Bilinci Semineri 4 Aralık’da Ankara’da yapıldı.

Batıya Doğru Akan Nehir Belgeseli

Çağdaş uygarlık bir bütündür, uzun bir sürecin ve zengin bir birikimin ürünüdür. İnsanlığın başlangıcından beri akıp gelen bu görkemli ırmak, yalnızca bir toplumun, bir kültürün ya da bir dinin eseri değil, bütün insanlığın ortak katkılarının mahsulüdür. Her din, toplum ve kültür kendi imkanları ölçüsünde bu sürece ve bu bütünün oluşmasına az veya çok katkıda bulunmuştur.

Recent

06 Aralık 2019 Medeniyet Bilinci Semineri

Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Merkezi İşbirliği ve Turkcell desteği ile gerçekleşen Medeniyet Bilinci Semineri 6 Aralık’da Ankara’da yapıldı.

BİR MEDENİYET BİLGİNİ BİRUNİ

“İSLAM ALTIN ÇAĞI” belgesel dizisinin5-6-7. bölümlerinde, büyük düşünür ve bugünkü anlamda gerçek bir bilim adamı olan Biruni’nin yetiştiği...

Batıya Doğru Akan Nehir Belgeseli

Çağdaş uygarlık bir bütündür, uzun bir sürecin ve zengin bir birikimin ürünüdür. İnsanlığın başlangıcından beri akıp gelen bu görkemli ırmak, yalnızca bir toplumun, bir kültürün ya da bir dinin eseri değil, bütün insanlığın ortak katkılarının mahsulüdür. Her din, toplum ve kültür kendi imkanları ölçüsünde bu sürece ve bu bütünün oluşmasına az veya çok katkıda bulunmuştur.