BİR MEDENİYET DÜŞÜNÜRÜ FARABİ

“İSLAM ALTIN ÇAĞI” belgesel dizisinin2-3-4. bölümlerinde, İslam dünyasının yetiştirdiği büyük düşünür ve filozof Farabi’nin hayatı, eserleri ve tesirleri konusu ele alınacaktır.   

Ortaçağ İslâm dünyasında Muallim-i Sani, Ortaçağ Latin dünyasında “Magister Secundus” yani Aristo’dan sonra ikinci ve en büyük felsefe öğretmeni olarak bilinen Ebu Nasr el-Fârâbî, şüphesiz ki Türk dünyasının sembol şahsiyeti, İslâm dünyasında felsefi düşüncenin kurucu önderi ve Batı dünyasını içine düştüğü Skolastik uykudan uyandıran sayılı filozoflardan birisidir.

Günümüzden yaklaşık bin küsur sene önce Orta Asya steplerinden kalkıp Bağdat, Halep, Şam ve Kahire gibi o dönem İslâm dünyasının kültür başkentlerine giderek evrensel düşünceyi yakından öğrenmeye, bilmeye, tanımaya ve anlamaya çalışan filozof, bu günkü Kazakistan’ın Türkistan bölgesinde yer alan ve tarihi İpek yolu kervanlarının buluşma noktasındaki Farab yakınlarında bulunan Vesic köyünde dünyaya gelmiştir. 

40 yaşlarında Bağdat’ta gelen ve 20 yıl burada kalarak bilgi ve düşüncesini geliştiren Farabi, eserlerinin büyük bir bölümünü burada kaleme almıştır. Bir süreliğine, Türkiye’nin güneyinde, Urfa ili yakınlarındaki Harran’a da gelmiş olan Farabi, hayatının geri kalan kısmını Halep ve Şam’da geçirmiş ve 950 yılında Şam’da vefat etmiştir.

Bu büyük Türk bilge ve filozofu, İslâm medeniyetinin altın çağının başlarında, İlahiyat’tan Metafiziğe, Varlık felsefesinden (Ontoloji)  Mantık’a, Ahlâk felsefesinden Siyaset felsefesine, Fizik’ten Astronomi’ye, Psikoloji’den Musiki’ye kadar birçok alanda eserler vermekle kalmamış derin felsefi bilgisiyle antik düşünceyi Ortaçağlara ve günümüze taşımıştır.

Özellikle İbn Sina ve İbn Rüşd başta olmak üzere kendinden sonra gelen bütün Müslüman düşünürleri etkilemiş olan Fârâbî’nin fikirleri, Yahudi din adamı ve düşünürü İbn Meymun ve Ortaçağ Hıristiyan düşüncesinin ünlü filozofları Albertus Magnus ve Saint Thomas aracılığıyla Batı dünyasını etkilemiştir. Biz bugün Fârâbî’nin Arapça orijinali kaybolmuş bulunan bazı eserlerini, İbrani alfabesiyle yazılmış orijinal metinlerinden veya İbranice çevirilerinden okuyabiliyoruz. 

Üç yüz yıla yakın bir süre devam ettiği anlaşılan bu etkiler sonunda Batı dünyasının Skolastik uykusundan uyandığı ve Rönesans hareketinin başlamış olduğu birçok araştırmacı tarafından dile getirilmiştir. Bu etkinin, zamanla azalmış olsa da 18. yüzyıla kadar devam ettiği, bugün de yeniden canlanmış olduğu görülmektedir.   

Bu eşsiz düşünür, sistemini kurarken içinde İslâm bilimlerinin de yer aldığı yeni bir bilimler sınıflaması yaparak klasik sistemi bütünüyle değiştirmiş ve ilk kez medeniyet felsefesini, yeni kurduğu bilimler şeması içerisinde çok önemli bir konuma yerleştirmiştir.

Fârâbî, başta Erdemli kent (el-Medînetü’l-Fâdıla), Medeni Siyaset (es-Siyâsetü’l-Medeniyye) ve Medeniyet Bahisleri (Fusûlü’l-Medenî) isimli eseri başta olmak üzere, bütün eserlerinde, evrensel medeniyet düşüncesinin temellerini inşa etmeye çalışmış büyük bir düşünürdür. Kısacası o, yalnız kendi dönemini, ya da yalnız Türk ve İslâm dünyasını değil, doğusuyla batısıyla her dönemde tüm dünyayı aydınlatan büyük bir filozoftur.  

Farabi’nin doğduğu, yaşadığı ve gezdiği yerlerde yapılan otantik çekimler ve özgün canlandırmalarla “Bir Medeniyet Düşünürü Farabi” belgeseli, onun bilimsel ve felsefi düşünceye katkılarını, Doğu ve Batı düşüncelerine etkilerini uzmanı bilim adamlarının değerlendirmeleri eşliğinde izleyiciye sunmaktadır. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz